Kariyer Rehberim

Gelecek için, Sürekli Eğitim.

Atatürk'ün Eğitim Hayatı Hakkında Bilmeniz Gerekenler

06.05.2019

Erhan Özdemir

Mustafa Kemal Atatürk’ün eğitim hayatı Selanik’te başlar. O dönemde Osmanlı geleneksel eğitim sisteminin yanı sıra modern eğitim kurumları da vardı. Atatürk’ün annesi, geleneksel eğitim modeline sahip mahalle mektebini oğlu için uygun görür. Ancak Atatürk’ün babası karşı çıkar ve modern eğitim veren Selanik Rüştiyesi’ne kaydı yapılır. Ancak Mustafa Kemal Atatürk’ün buradaki eğitim hayatı fazla sürmez, babasının vefatı nedeniyle okuldan ayrılır ve bir zaman sonra asıl arzusu ve isteği olan Selanik Askeri Rüştiyesi’ne kayıt olur.

1. Atatürk’ün askeri eğitimi

Atatürk’ün askeri eğitimi

Askeri rüştiyeyi bitiren Atatürk, daha sonra lise düzeyini ifade eden askeri idadi mektebine girer. Burada da parlak bir öğrencilik hayatı yaşayan Atatürk daha sonra Harp Okulu’nu kazanır ve askeri eğitimine devam eder. Buranın bitmesinden sonra kurmaylık eğitimini tamamlamak üzere, Harp Akademisi’ne geçer. 1905’de Kurmay Yüzbaşı olarak okuldan mezun olur ve Atatürk’ün eğitim hayatı sonlanır.

Eğitim hayatı boyunca kendisini en çok etkileyen öğretmenlere hatıratında yer veren Atatürk, Şemsi Efendi’ye özel bir yer ayırır. Mustafa Kemal’in modern ve batı modeline sahip bir eğitim modeli fikrinin tohumları Şemsi Efendi tarafından atıldığı düşünülür. Çünkü Şemsi Efendi, Osmanlı’da batı temelli okulların kurulmasında önemli bir rol almış kişidir. Halen devam eden Fevziye Vakfı okullarının da kurucuları arasında yer alır. Yine Mustafa Kemal’i etkileyen öğretmenlerden biri de, Askeri Rüştiye’deki Matematik Öğretmeni Yüzbaşı Mustafa Bey’dir. Hatta Atatürk’e Kemal ismini veren kişi de, matematik öğretmenidir.

Üniversite onaylı ve ıslak imzalı sertifikalara sahip online eğitimleri incelemek için tıklayın.

2. “Az kalsın şair olacaktım”

“Az kalsın şair olacaktım”

Atatürk okul anıları ile ilgili derlemelerden en dikkat çeken kısım, şair ve kurmay olan Ömer Naci ile ilgili anısıdır. Ömer Naci, şairdir ve şiire oldukça düşkün bir fıtrata sahiptir. Bir gün, Mustafa Kemal’den kitap ister; ancak onun elindeki kitapların hiçbirini beğenmez. Atatürk, buna gücenir ve Ömer Naci’nin tercih ettiği kitapları merak salmaya başlar. Bu arada da şairlik hissiyatı gelişir; ancak öğretmenlerinin “askerlik ile şairlik bir arada olmaz, sen Ömer Naci’ye bakma” ikazı üzerine askerlik alanına odaklanır. Edebiyat kitapları okumaya ara verir.

Bu içerikleri de okumak isteyebilirsiniz;